BLOGGER TEMPLATES AND TWITTER BACKGROUNDS »

9 Mayıs 2010 Pazar

sen benim sarhoşluğumsun..

Hayat başlangıçları doğumladır insanların. Bence bu sıklıkla olan durumdur. Arda kalan durumlar ise devrimlerdir belki, belki de dünyayı etkileyebilecek nitelikteki olaylardır yeniden doğuşa götüren, çünkü asıl doğuştur onlar için. Mükemmele dönüştürmeye çalışmak değil midir yaşamadaki tüm amacımız?Küçük bir dünyamız vardır hep birlikte yaşadığımız, bir de kocaman kendi dünyamız.Buradaki devrimleri kim yapar bize çağ atlatan olaylar nedir, asıl doğuşumuz nasıl olmuştur?
Benim doğuşum çok yeni..Ben sarhoşken doğdum, çevredeki gürültülerden bu tatlı durum bazen rahatsız edici oluyor ama inanın darbe istemiyorum çünkü böyle anlıyorum yaşadığımı..Ve çok küçüğüm daha büyümeye çalışıyorum, henüz belki bir tırtılım kozamdan çıkmaya çalışan,bakarsın kelebeğe dönüşmeyi becerebilirim..

Sen benim sarhoşluğumsun.
ne ayıldım,
ne ayılabilirim,
ne ayılmak isterim.
başım ağır,
dizlerim parçalanmış,
üstüm başım çamur içinde
yanıp sönen ışığına düşe kalka giderim..(nazım hikmet ran)

3 Mayıs 2010 Pazartesi

28 Nisan 2010 Çarşamba

sahnedeydik..'' -sarı kalmış iyi olmuş- saçlarıyla tualin başında bir kız..mikrofon başında bir adam sanki '5 cm önde'..kendi susmuş gitarını konuşturan kişilik..ve kendi kendine orada oyunlarını sergileyen bir surat''

27 Şubat 2010 Cumartesi

Şuan dersteyim.Konsantre olamıyorum.Anlatılan herşey havada kalıyor.
O kadar olduki başbaşa uzun zamanlar geçirmeyeli..Saçmalayarak konuşup güldüğümüz zamanlar olamadı.Seninle beraber olmayı yanında olmayı sana destek olmayı, bana destek olmanı o kadar istiyorum ve ayrıca benim de o kadar ihtiyacım varki..Aldığım maaşı da görünce hepten çöktüm.Herşeyi ertelemekten sıkılmaya başladım artık..İşe başlamam nisanı bulacak adam gibi elime para ne zaman geçecek onu dahi bilmiyorum.Evimiz, evet evimizin hayalinden bile bahsetmeyeli o kadar çok olduki tekrar umutlanmaya ihtiyacım var..Somut birşeyler olomalı artık..Kendimi yabancı hissettiğim bu kalabalık içinde boğulabilirim..Kollarında nefes alabilir miyim? bebeim!

26 Şubat 2010 Cuma

Ciddi Anlamda Sorunlarım Var


Günüm günümü tutmuyor artık, sanırım deliriyorum.
Bir de kendi delirmem yetmezmiş gibi çevremdekileri de delirtiyorum. Tutarsız, problemli, sıkıcı, yalnız bir insan oldum. Yaşlandığımda ne hal alıcam acaba çok merak ediyorum. Katlanılmaz bir insan olup çıkıcam bu gidişle. İnsana ihtiyacım var, anlatmak istiyorum gerekli gereksiz, saçmalamak istiyorum, ağlayabilmek istiyorum... Ben galiba seni istiyorum! Evimizi özledim, olmasa bile hayalini özledim.

Karamsar oldum ben, hep onun yüzünden...

Özlemekten Gına Gelmek

Neden beraber değiliz?

22 Şubat 2010 Pazartesi

Suçluyum biliyorum bulutları ben yaptım
Hatalıyım seninle bir hayal düşledim
Kollarında nefes alayım dedim
Hani biraz da dudaklarında konaklamaktı isteğim
Sonra biraz gezintiye çıkardım belki parmak uçlarında
Biraz yorulurdum ya hani uzanırdım yanına
Isınırdı ya için bana ,belki aşık olurdun ya hani
İşte belkiler,ihtimaller ya hayatım
Mutlu olabilirdik ya?
Seni seviyorum derdin birgün bana, yıllar sonra da olsa!
Ne yapardımki yarını umut ederek yaşamaktan başka..

füme-1

Koltuğunda öylece büzülüp eğriliyordu.Nasıl davranacağını bilemez halde karşısındakinin ne düşündüğüne o kadar kaptırmıştıki kendini, dışardan görüntüsüne bakıp nasıl davranması gerektiğine karar veremiyor, karar vermeye çalışırken daha beter batıyordu.Beyninde düşünceler,cümleler sabun köpüğü gibi uçup birer birer patlıyordu.Koltuğun yeşil görüntüsüne gittikçe gömülüp, küçüldüğünü düşünüyordu.Yüzünün görüntüsünün de aksine büyüdüğünü gözaltlarının da her zamankinden daha mor gözlerinin de daha karanlık olduğunu görebiliyordu.Karşısındakinin gözüyle baktığında tam bir zavallı tanımlaması yapabiliyordu kendisine.oysa karşısındaki sevdiği adamdı.Sahip olmak istediği adam..Kollarında olmak istediği, asla tadamadığı liseli bir platonik gibi.
Hayalleri vardı sevildiği güne dair, sevilmeye dair..
Gerçeklerin yüzüne vuracağı günü beklercesine sakin sakin ateşini büyütüyordu..

16 Şubat 2010 Salı

hayal.

Somutlaşma çabaları içinde olan hayallerimiz için artık bir çalışanım ve sevgili lea da okulu bitirmek için var gücüyle çalışıyor.Hayallerimize bir adım daha yakınız artık, en azından somut gelişmeler de olmuyor değil.Hayallerimizin kenti İstanbul..Bize yuva olacak, mutluluk verebilecek kent İstanbul..
Ama içimde bir burukluk var sanki boşluklar kalacak biryerlerde..


Lea'dan ısrarla yazı bekliyorum!

25 Ocak 2010 Pazartesi

elimden gelenin en iyisini yapmak kafi değil..
onun kalması da çare değil, sevmiyorsa.
eğer yoksam gözlerinde bırak uzakta kalsın!
yanında olup da, içinde olduğumu sanmak daha kahredici.
bırak da rüyalarımda kalsın,
bırak da rüyalarım güzel kalsın!

kalabalıklara ihtiyacım var,
seslere gömülmem gerek.
mutluluğu bulamayabilirim ondaki gibi,
belki inciterek dağıtabilrim birçok kalbi,
onları harcayabilirm de fütursuzca
af dilemeden!
yine de toparlayamam ya hiçbir şeyi o olmadan.

dedim ya burada olması çare değil!
gözlerine bakınca kendimi bulamadıktan sonra..

içim acıyor!
yanıyor, vuruyor durmadan!
kanıyor durduramıyorum,
seviyorum acıtıyor,
susuyorum acıtıyor,
yazıyorum kimse duymuyor.
konuşuyorum kulaklar tıkalı..
içimde bir müzik,beceremiyorum
her şey ritimsiz..
titriyorum, kelimeler darmadağın
toparlayamıyorum kendimi de onu da..
savrulmuş parçaları,
kokular vıcık vıcık.

hiçbir şey değil çare,
her yol aksak aksak!
ilerleyemiyorum bile..