Koltuğunda öylece büzülüp eğriliyordu.Nasıl davranacağını bilemez halde karşısındakinin ne düşündüğüne o kadar kaptırmıştıki kendini, dışardan görüntüsüne bakıp nasıl davranması gerektiğine karar veremiyor, karar vermeye çalışırken daha beter batıyordu.Beyninde düşünceler,cümleler sabun köpüğü gibi uçup birer birer patlıyordu.Koltuğun yeşil görüntüsüne gittikçe gömülüp, küçüldüğünü düşünüyordu.Yüzünün görüntüsünün de aksine büyüdüğünü gözaltlarının da her zamankinden daha mor gözlerinin de daha karanlık olduğunu görebiliyordu.Karşısındakinin gözüyle baktığında tam bir zavallı tanımlaması yapabiliyordu kendisine.oysa karşısındaki sevdiği adamdı.Sahip olmak istediği adam..Kollarında olmak istediği, asla tadamadığı liseli bir platonik gibi.
Hayalleri vardı sevildiği güne dair, sevilmeye dair..
Gerçeklerin yüzüne vuracağı günü beklercesine sakin sakin ateşini büyütüyordu..
22 Şubat 2010 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder