Aldığımız ilk sayı 138 ve aynı zamanda bizi kendine bağımlı hale getiren sayıdır kendileri.Bu kadar tesirli olması belki de tam hayatlarımızın dönüşüm geçirdiği zamanda bize hitab etmiş cümleleri içermesidir.Witold Gombrowicz bir sürgün adamıdır aslında ve bize anlam katan cümlesi ' Sizi sınırlanıdıran şeylerle özdeşleşmekten vazgeçin'dir.Bu yayının güzelliğini çok geç farketmemiz gereğince daha da değerlidir bizim için, her geçmiş sayıyı elde etmek zahmetli olduğu kadar sonuçta büyük bi mutluluk!
Her aldığımız sayıda kendisine daha da bağlayan bu yayın gün geçtikçe fiyatı ve her gazete bayisinde bulunması dolayısıyla okur sayısını arttırmaktadır.Her sayıda en az 3-4 yazar,şaire yer verilmekte ve eserler hayatlarının akışında anlatılmaktadır.Söz konusu yazıların sahiplerinin etkilendikleri olayların, hayatlarının anlatımı asıl tat veren tarafıdır kanaatimce,belki de bu sanatın magazinsel tarafıdır bilemiyorum ama zaten kişilerin yaşamları eserden ayrı tutulamaz onları neyin bu kadar acıttığı, etkilediği çok önemli değil midir? Derginin sloganı: "İnsan kendini yalnızca insanda tanır." (Goethe) ve işte bu yüzdendir insanları anlatışları..
K'dan bahsedip Rengin Soysal'dan bahsetmemek olmaz.Her yeni sayıyı elime aldığımda onu keyifle okuması bi yana, arka sayfada yer alan okuduklarımın harika ve etkili bir şekilde derlemesininolmasına bayılıyorum bunu yapan Rengin Soysal'ı bu yüzden çok seviyorum, konuları birbirine bu kadar güzel bağlayarak ve harika bir dille bize aktarması çok ayrı bir zevk benim için.
K'nın hayatımızda hep kalması dileğiyle;)


